Bergama’nın düğününde davullar 90. kez çalıyor

1937 yılından günümüze, İkinci Dünya Savaşı’nın çetin yıllarında ve ülkenin geçirdiği siyasi ve ekonomik dalgalanmalarda bile hiç ara verilmeden kutlanan, Türkiye’nin ilk ve en uzun soluklu festivali olan Bergama Kermesi, bugün tam 90 yaşında.

İzmir’in kuzey aksındaki en büyük kültürel etkinlik olma özelliğini taşıyan Bergama Kermesi 29 Haziran – 5 Temmuz 2026 tarihleri arasında ücretsiz konserler, konferanslar, paneller, halk oyunları gösterileri, çocuk tiyatroları, sportif faaliyetler, fotoğraf, resim ve çini sergileri ile çeşitli kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

1938 Bergama Kermesi

”Ben Bergama’da Halkevi’nde çalışmakta iken kermes çalışmaları başladı. Kermes bir panayır halindeydi, her taraftan köylüler toplanırdı, folklor gösterişleri yapılırdı. Milli şarkılar ve milli oyunlar milli ruhtaki derinliğin ve enginliğin alametleridir. Milli şarkılar ve milli oyunlar Türk milletinin müşterek hazinesidir. Bunları sevelim, öğrenelim ve muhafaza edelim” diyor Bergama Kermesi’nin ilk zeybeği Hasan Çakı Efe, tahminen 1940’lara ait bir radyo programı kaydında.

Kermes ruhunu en yalın haliyle özetleyen bu cümlelerin sahibi olan Hasan Çakı Efe, Milli Mücadele döneminde Bergama ve Madra Dağı eteklerinde düşman  işgaline karşı mücadele veren zeybeklerden. 1937’de başlayan Bergama Kermesleri’nde sergilediği zeybek performanslarıyla büyük beğeni toplayan Çakı Efe, bu sayede Bergama Halkevi’nde halk oyunları eğitmenliği yapıyor; Kızılçullu başta olmak üzere yedi farklı Köy Enstitüsü’nde eğitmen olarak görev alıyor. Harmandalı, zeybek ve bengi oyunlarının genç kuşaklara aktarılmasında büyük rol oynayan Hasan Çakı Efe bugün Bergama’nın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip. Bu yüzden Kuzey Ege’nin bu benzersiz şenliğinin hikayesi aslında Cumhuriyet’in cesur ve vakur efelerinin de hikayesi demek.

Bergamalı Hasan Çakı Efe, Hasan Ali Yücel ile, 1940’lar. Kızılçullu Köy Enstitüsü

Kermes nasıl başladı?

Takvimlerin 1937’yi  gösterdiği o sene İstanbul Şehir Tiyatrosu ve Opereti sanatçılarından oluşan  bir topluluk dönemin İzmir Valisi Fazlı Güleç’in davetlisi olarak Bergama’yı ziyaret ediyordu.

MÖ 1. yüzyılda yaşamış yazar ve filozof Pilinius Secundus’un  “Küçük Asya’nın en ünlü ve muhterem şehri” olarak tanımladığı, bilim, kültür ve tıp bilimlerinin merkezi Bergama’yı şaşkınlık ve hayranlığa teslim olmuş vaziyette dolaşan grup,  Akropol tiyatrosunun dar ve dik merdivenlerinden inerken şöyle bir ses duyuldu:

”Bedia, ne mükemmel bir amfi! Düşün, tasavvur et, harmaniyelerine bürünmüş binlerce insan helecan içinde. Burada oturmuş bir gladyatör kavgasını ya da Neron’un vahşetini temsil eden artistleri seyrediyor”.

Antik tiyatroyu dolaşanlar dönemin ünlü oyuncuları Behzat Budak ile Bedia Muvahhit’ti. Kurdukları bu hayali İzmir Valisi’ne anlatan sanatçılar, Bergama kültürüne yapacakları eşsiz katkıdan o sırada haberdar değillerdi. Sanatçıları dinleyen Vali Güleç, Bergama’da o güne dek eşi benzeri görülmemiş bir şenlik organizasyonu için kolları sıvayacak ve bu şenlik sonraki yıllarda kent hafızasının en önemli unsurlarından biri haline gelecekti.

1940’lar, Bergamalılar antik tiyatroda oyun sahneliyor

Bergama Kermesi’nin fikir babası Atatürk’tü

İlk Bergama Kermesi, 1937’de Bergama’yı Sevenler Cemiyeti başta olmak üzere, Halkevi, Kaymakamlık ve CHP’nin katkılarıyla gerçekleştirildi. Ancak fikrin asıl mimarı kenti üç yıl önce ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk’tü.

Akademisyenler Günver Güneş ve Mine Kocamaz’ın ”Cumhuriyetin İlk Yıllarında Taşra’da Turizm Politikaları Arayışı: Bergama Kermesi” (2011) başlıklı makalesinde Bergama Kermesi’nin  Gazi ile bağlantısı şöyle anlatılıyor;

”1934 yılının 13 Nisan günü Bergama’yı ziyaret eden Mustafa Kemal Paşa, Bergama’yı ilk ziyareti olan bu gezide Halkevi önüne yürüyerek geldiğinde, yerel müzisyenlerden  Şenlendirici’lerin klarneti eşliğinde Bergama merkez zeybeklerinden Beyin Ali Efe, Kozak Aşağı Cuma köyünden Mehmet Sandık Efe ile beraber Bergama’nın yerel halk oyunlarından Bergama Bengisi’ni izlemiş ve oyuna hayran kalmıştı. Atatürk yanındaki General Fahrettin Altay’a: “Bak Paşa bak, bütün yurt sanki bu meydan, bu raksı da bütün ulusumuz birlikte yapıyor gibi” der.  Bergama’daki halk oyunlarında gördüğü birlik beraberlik ve cesaret Atatürk’ü çok etkilemiştir. O gün halkevinden sonra Asklepion’u ziyaret edip gezisini Dikili ve Ayvalık yönünde sürdürür. Atatürk’ün bu gezi sırasında Bergamalılardan bazı istekleri olmuştu; ki bu talepler kermes düşüncesinin de alt yapısını oluşturacaktı. Atatürk, Bergama’ya gelen yabancı misafirlere konaklaması için üst katının otel, alt katının ise kültür, turizm, toplantı ve sosyal çalışmaların yapılacağı otel inşa edilmesini; sportif alanda okçuluk, cirit, cop, kılıç, kalkan, atletizm ve futbol takımlarının kurulmasını ve spor sahası inşa edilmesini, Bergama Belediyesi’den caddelerin genişletilip ağaçlandırılmasını parklar ve çocuk bahçeleri yapılarak şehrin güzelleştirilmesini, alt yapı çalışmalarına önem vererek şehrin imar planının hazırlanmasını talep etmişti. En önemli isteği ise; ziyareti sırasında gördüğü Bergama’nın antik dönem yapıları, el sanatları, halk oyunları kültürü ve doğal güzellikleriyle öne çıkan kentin hak etmediği şekilde kaderine terk edilmemesiydi. Bunun için, Bergama’nın gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında tanıtılmasını ve dünya turizmindeki yerini almasını istiyordu. Bunun için de bir şenlik panayır düzenlenmesini, şenliğin de basın yoluyla yayınlanmasını istemiştir. Bu konuda da İzmir Valisi General Kazım Dirik’i görevlendirmiştir”.

Bergama Müze Müdürü Osman Bayatlı , Kermes açılış konuşması, 1940’lar

Tokatlıyan’ın şef garsonu çağrıldı

Gazi’nin talebi, Dirik’in yerine atanan dönemin İzmir Valisi Fazlı Güleç döneminde, yani üç yıl sonra gerçekleşti ve Bergama Kermesi ilk kez 1937 yılında Bergamalılarn koyduğu isimle, ”Atatürk Şenliği” olarak başladı. Şenlik komitesi Kaymakam Kamil Sapmaz, CHP Parti Başkanı Hamdi Arıkan, Belediye Başkanı Nafiz Özçelik, Halkevi Başkanı Fehim Kamil Ergin, Müze Müdürü Osman Bayatlı, Tahrirat Katibi Rıza Dinçer, Evkaf Memuru Faiz Tunçer ve Halkevi İdare Memuru Lütfullah Denizer’den oluşuyordu. İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun yanı sıra  tanınmış Kozak Zeybekleri şenliğe çağrılmıştı. Ziyaretçileri karşılamak eski tarihî yerleri de gezdirmek üzere halkevli gençlerden rehber ekibi oluşturuldu. Kınık, Yuntdağı, Kozak, Madra, Geyikli gibi Bergama kırsalında yaşayanların günlük yaşamları, yerel kıyafetleri, gelenekleri incelendi, sergilenmek amacıyla fotoğrafları çekildi. Kentin mevcut otellerine banyo tesisatı yapıldı. Mutfak hizmetleri için İstanbul’un en ünlü otellerinden Tokatlıyan’ın şef garsonu davet edildi. Kısacası tüm Bergama, Gazi Paşa’nın adına yakışır bir şenlik için seferber oldu.

22 Mayıs 1937’de Bergama gönüllülerinden oluşan Bergama’yı Sevenler Cemiyeti’nce hazırlanan ilk Kermes, Atatürk’ün arzu ettiği gibi, Bergama’nın tarihi ve kültürel değerlerini ön plana çıkaran bir programa sahipti.  Kermes, Bergama’nın binlerce yıllık uygarlık geçmişinin ayakta kalmış en önemli simgelerinden Akropol ve Asklepion’da dünya klasiklerinin sergilendiği tiyatrolara,  Çandarlı ve Dikili’de deniz eğlencelerine, cirit-kalkan oyunlarına, zeybek ve efe gösterilerine sahne oldu.

Cumhuriyetin ilk kuşağı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Film Mirasım adlı web sitesinde, 1937 tarihli bu ilk kermesten çekilmiş yaklaşık 8 dakikalık bir film, bu coşkuyu siyah beyaz da olsa tüm canlılığıyla yansıtıyor. Uçsuz bucaksız Bergama ovasının kuşbakışı görüntüleriyle başlayan ve izleyiciyi antik sütunların arasında dolaştıran görüntülerde henüz ovaların yapılaşmaya açılmadığı, zengin ekosistemiyle bölgenin oksijen kaynağı, fıstık çamlarıyla meşhur Kozak yaylasında onbinlerce ağacın kesilmediği, maden şirketlerinin cirit atmadığı bir Bergama izliyoruz.

Fötr şapkalı, takım elbiseli beyler, şık kıyafetlerini dönemin moda şapkalarıyla tamamlayan hanımlar Cumhuriyet’in ilk kuşağının temsilcileri olarak bu görüntülerdeki yerlerini alıyor. Ve davullar eşliğinde millî kıyafetleriyle Kozaklı efeler Bengi adlı oyunu sergiliyor.  Sandık Efe, Hasan Çakı Efe, Katip Efe ve Kulaksız Efe adlı efeler Harmandalı ile izleyicileri selamlıyor.

1937 Zeybek oyunu

Uygarlıklar arasındaki kadim köprüler

Bergama’da 2009 -2019 tarihleri arasında belediye başkanlığı yapan, kendisi de Bergamalı olan Mehmet Gönenç’e  Helen, Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere farklı uygarlıklara yuva olmuş bu coğrafyada farklı uygarlıklarla Bergama Kermesi arasındaki kadim köprüleri soruyoruz. Gönenç, medeniyetler arasındaki bu aktarımı kentlerin kendine özgü genetik hafızası olmasıyla açıklıyor ve şöyle devam ediyor;

 ”Bergama Kermesi hakkında, 1940’larda Müze Müdürü olan Osman Bayatlı’nın bir tespiti var, buna katılmamak mümkün değil. Bayatlı, Bergama Kermesi’nin halk tarafından benimsenmesi, sahiplenilmesi ve köklenmesini geçmiş geleneklere bağlıyor. Bergama’da antik çağlarda Athena Nikephoros Şenlikleri, Demeter ve Tohum Atma Şenlikleri, Thesmophoria Şenliği ve Dionysos Şenlikleri yapılıyor. Şenlik geleneği kentin genetik kodlarına yerleşmiş durumda. Hıdırellez şenliği de bunun bir yansıması, bugün hazırlandığımız Kermes’te öyle.

Bergama Kermesi, bugüne dek kesintisiz olarak yapılan Türkiye’deki tek yerel festival diyebiliriz. Soma maden katlimanın olduğu yıl sadece madencilere dair bir etkinlikle sınırlamıştık. Ardından pandemi nedeniyle 2021 yılında sokağa çıkma yasakları olduğu için yapamadık. Bu yıllar dışında 1937’den bu yana kesintisiz olarak gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı yörelerinde pek çok festival yapılıyor ancak hiç biri Bergama’daki gibi köklenebilmiş değil. Bunu kent hafızasına ve kentte yaşayanların bu hafızayı sahiplenip yaşatmasına bağlıyorum.

Kermes ilk yıllarda Bergama’yı Sevenler Cemiyeti tarafından organize edilmiş. Bu cemiyet, içinde Bergama eşrafından aileler ve tanınan isimlerin olduğu yarı sivil bir yapı. Paylaşımcılık ilkesiyle hareket eden bu yapı sayesinde Bergama halkı kermesin aktif paydaşı olmuş. Bergamalılar, Halkevinde kurulan Tiyatro koluna görev almış, antik tiyatroda  oyunlar sahnelenmiş. Kermes sadece kent çekirdeğine sıkışan bir şenlik olmadı. Madra dağındaki köylerden cirit oynayanlar kalkıp geldi. Benim başkan olduğum dönemde 80 yaşındaki köylülerin Kermes’te yapacakları gösteriler için aylar önce atlarına binerek antreman yaptıklarını biliyorum. Bergama Kermesi tüm Bergamalıların düğünü, şenliği olduğu için bugün de aynı coşkuyu hissediyoruz.

Paylaşmak için:

Bir cevap yazın