Urla’da Gökbey düğümü: Şirket Demircili’de sökümde ısrarcı, belediye ise 24 saat nöbette

Urla’nın Demircili Koyu’nda aylardır bekleyen Gökbey adlı hurda gemiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Daha önce izinsiz söküm yapıldığı resmi olarak tespit edilen gemi, yargı sürecinin ardından 5 Ağustos’ta yeniden sahibine teslim edildi. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, Gökbey’in adının geçtiği 20 Haziran 2022 tarihli göçmen kaçakçılığı dosyasında sanık hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, geminin suçta kullanıldığına ilişkin doğrudan bağlantı kuran yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle Gökbey’in sahibine iadesine hükmetti. Kararın kesinleşmesinin ardından gemi, Akdeniz Deniz Taşımacılığı ve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına şirket yetkilisi Ergin Gökhan Göl’e teslim edildi.

Bundan üç gün sonra, 8 Ağustos’ta geminin üzerinde çalışan kişilerin görüntülenmesi üzerine Urla Belediyesi duruma müdahale etti. Belediye, gemide yeniden izinsiz söküm yapıldığını belirterek yeni bir girişimi engellemek amacıyla bölgede 24 saat görev yapacak zabıta ekibi bıraktı. Geminin sahibi şirket ise 8 Ağustos’ta söküm yapıldığı iddiasını kabul etmiyor. Şirket yetkilisi Ergin Gökhan Göl, görüntülere yansıyan çalışmanın geminin içerisindeki katı atıkların temizlenmesinden ibaret olduğunu savunuyor.

Belediye: Gemi burada sökülemez

Urla Belediyesi yetkilisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü tarafından belediyeye gönderilen yazıda geminin bulunduğu yerde parçalanmasının uygun olmadığının ve doğaya zarar verilmeden kaldırılması gerektiğinin belirtildiğini söyledi. Yetkili, “Geminin burada parçalanmasının uygun olmadığı, doğaya zarar vereceği ve buradan doğaya zarar verilmeden kaldırılması gerektiğine dair yazı iletildi” dedi.

Urla Belediyesi Başkan Vekili Prof. Dr. Mesut Önen de geminin Demircili Koyu’nda sökülmesine karşı olduklarını belirtti. “Biz oranın gemi söküm yeri olmadığını söylüyoruz. Gemi sökümünün yasal olarak yapılabileceği yerler var. ‘Ben burada gemi sökeceğim’ diyemezsiniz. Biz bunun buradan alınmasını istiyoruz” diyen Önen, geminin uzun süre koyda kalmasının ekosistemi olumsuz etkilediğini savundu. Önen, “Ekosistemi olumsuz etkiliyor. Çünkü devamlı orada duruyor, demir sürekli paslanıyor ve bu organizmalara geçiyor” ifadelerini kullandı.

8 Ağustos’taki çalışmanın ardından belediye yeni bir söküm girişimini engellemek amacıyla geminin bulunduğu alanda 24 saat zabıta görevlendirdi.

Şirket: 8 Ağustos’ta herhangi bir kesim yapılmadı

Gökbey, yargı sürecinin tamamlanmasının ardından 5 Ağustos’ta Akdeniz Deniz Taşımacılığı ve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına şirket yetkilisi ve geminin donatanı Ergin Gökhan Göl’e teslim edildi. Göl, Urla Belediyesi’nin 8 Ağustos’ta yeniden söküm yapıldığı yönündeki iddiasını reddetti. Geminin kendilerine teslim edilmesinin ardından içerisinde kalan ahşap, cam yünü, halıfleks ve benzeri katı atıkların temizlendiğini söyleyen Göl, “Orada çalışanlar o pisliği gemiden alıp kamyona attılar. Herhangi bir kesim işlemi yapılmadı” dedi.

Göl ayrıca belediyenin gemi üzerinde denetim yetkisi bulunmadığını savundu. Yetkinin Liman Başkanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve gerekli durumlarda kolluk kuvvetlerinde olduğunu belirten Göl, zabıtanın geminin başında beklemesini hukuka aykırı olarak değerlendirdi.

Daha önce izinsiz söküm tespit edildi

Gökbey’deki ilk söküm tartışması Ocak 2026’da yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yaptığı incelemede gemiden oksijen kaynağıyla parçalar kesildiği ve Çeşme Liman Başkanlığından söküm izin belgesi alınmadığı tespit edildi.

Sökülen parçaların toprak zeminde depolanması nedeniyle şirkete 2 milyon 346 bin lira idari para cezası uygulandı. Çeşme Liman Başkanlığı da izinsiz söküme ilişkin işlem yaptı. Göl, Liman Başkanlığı mevzuatı açısından izinsiz işlem yaptıklarını kabul ederken, işlemin amacının gemiyi sökmek olmadığını savundu.

“Liman yönetmeliğine göre aykırı iş yaptık, doğrudur. Fakat bunu gemiyi anlık olarak oradan kurtarma amacıyla yaptık” diyen Göl, geminin baş kısmını hafifletip yeniden denize çevirebilmek için üç parçanın kesildiğini söyledi. Göl, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün uyguladığı cezaya ise itiraz ettiklerini belirtti.

Göl: Demircili’ye geçici olarak geldik

Göl, Gökbey’in Sığacık’tan Aliağa’ya götürülmek üzere teslim alınmasına rağmen Demircili Koyu’na nasıl geldiğine ilişkin de açıklama yaptı. Göl’ün aktardığına göre gemi uzun süre Sığacık’ta kaldı ve şirket teslim aldığında kötü durumdaydı. Geminin makinesi, çapası ve zincirinin bulunmadığını, gövdesinde çürümeler olduğunu ve içerisinde yağlı sintine bulunduğunu söyleyen Göl, Sığacık’ta bulunduğu noktadan çıkarıldıktan sonra su almaya başladığını ileri sürdü.

Şirketin gemiyi Aliağa’ya götürmeden önce birkaç gün barındırabileceği korunaklı bir alan aradığını söyleyen Göl, büyük balıkçı teknelerinin Demircili Koyu’na girebildiğinin kendilerine söylendiğini ifade etti. Göl, geminin Demircili’ye götürülmesi sırasında Sahil Güvenlik ile iletişim halinde olduklarını ve ilgili kurumların süreçten haberdar olduğunu savundu. Göl’ün anlatımına göre Gökbey koya girerken yeniden karaya oturdu.

Barka: Gemi bilerek karaya oturtuldu

Tehlikeli Gemi Sökümü Önleme Girişimi Sözcüsü, Kimya Mühendisi Ertuğrul Barka, şirketin Gökbey’in Demircili Koyu’na geçici olarak getirildiği ve istemeden karaya oturduğu yönündeki anlatımına karşı çıktı. Barka, “Bu gemi bilerek, isteyerek oraya götürülüyor ve baştan kara dediğimiz yöntemle orada sökülmek üzere götürülüyor” diyerek geminin kıyıdaki konumunun tesadüfi olmadığını savundu.

Geminin deniz yoluyla Aliağa’ya çekilmesinin de risk taşıyabileceğini belirten Barka, mevcut teknik durumunun bağımsız uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğini söyledi. Gemideki olası tehlikeli maddelerin de raporlanmasını isteyen Barka, şirketin asbest bulunmadığı yönündeki açıklamasına ilişkin, “Olmayabilir ama bunun raporlanması lazım” dedi.

Mercan: Orada hiçbir kirletici işleme izin verilmemeli

Avukat Şehrazat Mercan ise şirketin anlatımına karşı çıkarak Gökbey’in bulunduğu yerde sökülemeyeceğini söyledi. Gemi Söküm Yönetmeliği’nin söküm bölgeleri dışında yalnızca zorunlu hâllerde ve idarenin izniyle söküme olanak sağlayan hükmüne dikkat çeken Mercan, mevcut durumun şirket tarafından yaratıldığını savundu.

“Zorunlu hâl olsa bile bu durumu yaratan kendileri. Hurda gemiyi teslim alıp Adacık Koyu’na getiren, buraya oksijen tüplerini getiren, gemiyi kısmen söken ve içini boşaltan da kendileri” diyen Mercan, geminin lisanslı bir söküm tesisine götürülmesi gerektiğini belirtti. Mercan, “Kanun kötü niyetli olanı korumaz. Maliyeti ne olursa olsun orada hiçbir kirletici işleme izin verilmemeli” dedi.

Gemiyi şirket kaldıracak

Göl’ün açıklamasına göre yargı sürecinin tamamlanması ve geminin sahibine teslim edilmesinin ardından Gökbey’i kaldırma sorumluluğu şirkete geçti. “Donatanı olduğum için yönetmelik gereğince benim kaldırmam gerekiyor” diyen Göl, şirketin gemiyi karadan taşımak istediğini söyledi.

Göl, Gemi Mühendisleri Odası’ndan geminin yüzemeyeceğine ilişkin rapor aldıklarını ve denizden çekilmesi halinde gövdenin ikiye ayrılabileceğini savundu. Göl’ün aktardığına göre Çeşme Liman Başkanlığı, 26 Ağustos’ta şirkete verdiği yazıda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün uygunluk görüşünün ardından gerekli prosedürün başlatılacağını bildirdi.

Şirket şimdi İl Müdürlüğünün vereceği yanıtı bekliyor. Göl, şirket olarak amaçlarını şöyle anlattı: “İzin verilirse biz bunu bir hafta içerisinde oradan karadan nakledeceğiz. Orada hiçbir şekilde bırakmayacağız. Şirket olarak amacımız gemiyi mümkün olan en kısa sürede Demircili’den kaldırmak.”

Şirket çevresel risk iddialarını reddediyor

Göl, geminin şirkete teslim edilmesinin ardından yağlı sintine dahil sıvı ve katı atıkların temizlendiğini ve mevcut durumda Gökbey’de çevreyi kirletecek atık bulunmadığını savundu. Gemide asbest bulunduğuna ilişkin iddiaları da reddeden Göl, bu görüşünü geminin inşa kayıtlarına dayandırdı. “Bu gemide asbest denen bir şey yok” diyen Göl, geminin yapımında kullanılan malzemelerin kayıtlı olduğunu söyledi.

Akın: Koskoca devletin yapamadığı denetimi zabıta mı yapacak?

Gökbey’i daha önce dört ayrı bakanlığa verdiği soru önergeleriyle TBMM gündemine taşıyan İzmir Milletvekili İbrahim Akın, tartışmanın kamu denetimindeki eksikliği gösterdiğini söyledi. “Devlet, ‘Bir kez ceza kestim, görevim bitti’ diyemez. Eğer tehlike devam ediyorsa kamu denetimi de devam etmek zorundadır” diyen Akın, belediyenin 24 saat zabıta görevlendirmesine dikkat çekti.

Akın, “Çevre Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, liman başkanlıkları ve Sahil Güvenlik varken koskoca devletin yapamadığı denetimi Urla Belediyesi’nin zabıtası mı yapacak?” diye sordu. Akın ayrıca geminin bulunduğu bölgede su, sediment ve kıyıdan numuneler alınarak ağır metal, asbest, yağ ve yakıt kalıntıları açısından bağımsız inceleme yapılması gerektiğini belirtti.

Tepki geminin üzerine yazıldı: ‘Defol’

Gökbey’in aylardır koyda bulunması bölge sakinlerinin de tepkisini çekiyor. Bölgede geminin kaldırılması için eylemler yapılırken geminin üzerine “Defol” ifadeleri yazıldı.

Demircili Mahallesi Muhtarı İbrahim Direk, konuyla ilgili şunları söyledi: “Gemi buraya geleli aylar oldu. İlk geldiğinde de tepki gösterdik. Burası bizim yaşam alanımız, balık tuttuğumuz, denize girdiğimiz yer. Geminin burada durması hem görüntü kirliliği yaratıyor hem de çevre açısından endişe veriyor. Gemiyi artık yosunlar kaplamış durumda. Ne zaman kaldırılacağını bilmiyoruz. Sürekli ‘kaldırılacak’ deniyor ama aylardır burada duruyor. Yetkililerin bir an önce bu gemiyi buradan kaldırmasını istiyoruz.”

Görüştüğümüz bir bölge sakini ise “Bu geminin buradan kalkacağına dair inancımız kalmadı. Aylardan beri herkes uğraşıyor. Devlet ceza kesiyor ama gemi kalkmıyor” dedi.

‘Koruma statüsünden haberimiz yoktu’

Gökbey’in bulunduğu bölge birinci derece arkeolojik sit alanında yer alırken koy ve çevresi aynı zamanda Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsünde. Göl, şirketin gemiyi Demircili Koyu’na getirirken alanın koruma statülerinden haberdar olmadığını söyledi. “Kesinlikle bilgimiz yoktu oranın bu şekilde bir alan olduğundan. Biz sadece büyük balıkçı teknelerinin oraya girip çıkabildiğini duyduk” dedi.

Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında koruma ve kullanma koşulları, 7 Aralık 2019 tarih ve 30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 109 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı kapsamında belirleniyor. Gökbey’in kaldırılabilmesi için şimdi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün şirketin başvurusuna vereceği yanıt bekleniyor. Urla Belediyesi’nin geminin başında başlattığı 24 saatlik zabıta nöbeti ise sürüyor.

Bir cevap yazın