İzmir’de iklim değişikliğiyle artan sıcaklıklar, betonlaşma ve yeşil alan kaybının yarattığı kentsel ısı adası etkisiyle daha ağır hissediliyor. Şehir plancıları, yüksek ısı stresinin özellikle merkez ilçelerde yoğunlaştığına dikkat çekerek yeşil altyapı, gölgelendirme ve geçirgen zemin uygulamalarının artırılmasını istedi.
Son yıllarda sıklaşan ve şiddetlenen sıcak hava dalgaları, kentlerdeki ısı adası etkisini yeniden gündeme taşıdı. Artan sıcaklıkların İzmir’de de yoğun hissedilmesi sebebiyle kentsel ısı adası kentin gündemi haline geldi. İzmir Planlama Ajansı’nın (İZPA) hazırladığı Kentsel İklim Analizi, kentte yeşil alanlara erişim ve ağaç örtüsünün mahallelere göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Yeşil alanlar ısıyı azaltırken beton ve asfalt ısıyı tutuyor. Analize göre yüksek ısı stresi potansiyeli taşıyan alanlar, özellikle Çiğli, Karşıyaka, Bornova, Konak, Buca, Karabağlar ve Gaziemir’in merkez kesimlerinde yoğunlaşıyor.

Konuya ilişkin TMMOB ŞPO İzmir Şubesi temsilcileri, ekoloji gazetecisi Özer Akdemir ve İzmirli yurttaşlarla konuştuk. Şehir plancıları ve ekoloji gazetecisi Özer Akdemir, iklim değişikliğiyle yükselen sıcaklıkların plansız kentleşme, betonlaşma ve yeşil alan kaybının oluşturduğu kentsel ısı adası etkisiyle kent içinde ısı yükünün daha ağır hissedildiğini belirtti.

“Bilimsel ve planlı bir anlayış yürütülmüyor”
Görüştüğümüz TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir’in iklim değişikliğine bağlı aşırı sıcaklık, kuraklık ve su stresi risklerinin belirginleştiği kentlerden biri olduğuna dikkat çekti. Kentte 35 derecenin üzerindeki gün sayısının 1990’da 9 iken 2024’te 44’e yükseldiğini belirten ŞPO İzmir temsilcileri, bunun aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve su stresi risklerinin giderek arttığını gösterdiğini ifade etti. Bu tablonun halk sağlığından su yönetimine, enerji tüketiminden tarımsal üretime ve sosyal yaşama kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini vurguladı. Şehir plancıları, aşırı sıcaklardan özellikle yaşlıların, çocukların, kronik hastalığı bulunanların ve açık alanda çalışanların daha fazla etkilendiğine dikkat çekti.
ŞPO İzmir Şubesi, İzmir’de kentsel ısı adası etkisinin bu kadar yoğun hissedilmesinin temel nedeninin kentleşme süreçlerindeki yapısal sorunlar olduğunu belirtti. Kentin gelişiminin bilimsel ve planlı bir anlayışla yürütülmediğine dikkat çeken ŞPO, imar planlarında yeterli kamusal açık ve yeşil alan ayrılmadığını ifade etti. Yapı yüksekliklerinin artması, kullanılan yapı malzemeleri, yeşil alanların dengesiz dağılımı ve rüzgâr koridorlarını olumsuz etkileyen yapılaşmanın sıcaklığı artıran başlıca etkenler olduğu belirtildi.
Yaşam alanlarının yalnızca beton yapılardan ibaret olmadığını vurgulayan ŞPO, her aşırı sıcak hava olayının ardından sorumluluğun yalnızca iklim krizine yüklenmesinin kentleşme politikalarındaki sorunları görünmez kıldığını belirtti. İklim krizine karşı dirençli kentler oluşturmak için bütüncül planlama politikalarının hayata geçirilmesi, rüzgâr koridorlarının korunması, yeşil altyapının güçlendirilmesi ve mevcut yapılaşmış alanlarda çatı ve cephe yeşillendirmeleri, kamusal gölgelikler ile geçirgen zemin uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

“Bütün kentlerde ciddi bir çarpık yapılaşma var”
Konuştuğumuz ekoloji alanında çalışan gazeteci Özer Akdemir, “İklim değişikliği artık bütün bilim insanları tarafından kabul edilen bir olgu. Bugün yaşadığımız sıcaklıkların artmaya devam edeceği birçok raporda ortaya konuldu” dedi. İklim değişikliğine yol açanın kapitalist sistem olduğunu söyleyen Akdemir, bu sistemin yarattığı sorunu çözmeye yönelik yeterli adımların atılmadığını ifade etti.
Akdemir, sadece İzmir’de değil, bütün kentlerde çok ciddi bir çarpık yapılaşma olduğunu ifade etti. Yeşil alanların yetersiz, beton ve asfalt yüzeylerin ise yoğun olduğunu belirten Akdemir, bunun kentsel ısı adası etkisini artırdığını söyledi. Özellikle Menemen’den Aliağa’ya doğru uzanan bölgede tarım arazilerinin fabrikalar ve toplu konutlarla dolduğunu vurgulayan Akdemir, “Bütün bu beton ve asfalt küresel ısınmayla birleşince ısı adası dediğimiz olgu ortaya çıkıyor. İzmir’in her tarafı gökdelenlerle doldu. Bu gökdelenlerin de birçoğu camlarla kaplı. O camlar güneş ısısını yansıtıyor. Bu da İzmir’in iklimini etkiliyor. Böyle bir kısır döngü var” ifadelerini kullandı.
Yeşil alan miktarı artırılmadan, yanlış şehircilik politikaları değiştirilmeden, planlı ve doğayla uyumlu bir kentleşme anlayışı benimsenmeden bu sorunun çözülmeyeceğini vurgulayan Akdemir, “Bu soruna ilişkin ne yerel yönetimin ne de siyasi iktidarın bir çabası var. İzmir özelinde de yeşil alanların artırılmasına yönelik bir çaba görmedim. Böyle giderse bu kriz büyüyerek devam edecek” diye konuştu.
İzmir’de yurttaşlar sıcaklara ne diyor?
Konuya ilişkin konuştuğumuz Deniz G., kentteki yeşil alanların yeterli olmadığını belirtti. Öğrenci olduğunu söyleyen Deniz, “Yaz tatilinde olduğumuz için gündüzleri evden çıkmıyorum. Gün içindeki planlarımı genelde akşam saatlerinde yapmaya çalışıyorum. Ama akşam çıktığımda bile çok sıcak ve bunaltıcı bir hava oluyor. Onun haricinde evlerde bile rahat duramıyoruz” dedi. Kentte betonlaşma arttıkça sıcaklığın da arttığını söyleyen Deniz, “Hava 40 dereceyken dışarı çıktığımızda ağacın altından geçerken bile ne kadar fark olduğunu anlıyoruz. Şehrimizdeki yeşillik ve gölge alanlar gitgide azalıyor. Bunlar artırılırsa yazın bu sorunları yaşayacağımızı düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Son iki üç yıldır İzmir’in daha sıcak olduğunu belirten Ayşe E. ise “Üç yıl öncesine kadar klima kullanmıyordum ama artık klimasız durmak neredeyse imkânsız” dedi. Yeşil alanların çok yetersiz olduğunu vurgulayan Ayşe, “Ben emekliyim. Gün içinde işim varsa sabah erken saatlerde halledip eve geri dönüyorum. Çünkü gün ortasında dışarıda durmak sağlık açısından da olumsuz etkiliyor. Kentteki yoğun yapılaşmanın hava dolaşımını olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Bunun yanında yeşil alanların ve ağaçların azalması inanılmaz bir ısınmaya neden oluyor. Ağaçlandırma yapılıp betonlaşmanın önüne geçilmeli. Yoksa bu krizden kurtulabileceğimizi düşünmüyorum” diye konuştu.





















