Kutup Kahramanı Sığacık’ta

0 Paylaşım

Dünyanın etrafını tekne ile dolaşan Türk denizcilerden olan ve Kuzey Buz Denizi’ni geçen en yaşlı denizci unvanını taşıyan 71 yaşındaki Erkan Gürsoy, alüminyumdan kendi imal ettiği teknesi “Altan Girl” ile son durağı Teos Marina’da denizci dostları tarafından karşılandı. Biz de bu imkândan istifade edip kendisi ile konuşma fırsatı bulduk. Son derece mütevazı tavrı ile bizleri de fazlasıyla etkileyen Gürsoy’un hikayesini, siz okurlarla paylaşmak istedik. Severek okuyacağınızı umuyoruz.


Burdur’un Bağsaray Köyü’nde doğan Erkan Gürsoy’un hepimizden farklı bir hikâyesi var. Çocukken geçirdiği bir hastalık neticesinde Antalya’ya hastaneye gitmek zorunda kalan Gürsoy, hayatında ilk defa gördüğü denize adeta büyük bir aşk ile bağlanmış. Saatlerce teknelerle avlanan balıkçıları, gözlerini ayırmadan izlemiş. Ve çocukken başlayan bu aşk, büyük bir tutkuya dönüşerek Gürsoy’un hayatını şekillendirmiş.
İlk ve orta öğrenimini Burdur ve Ankara’da geçirdikten sonra yaşamaya başladığı Kanada’da asıl mesleği olan öğretmenliği bırakan Gürsoy, çocukluk tutkusunu hayata geçirmeye karar vermiş. Öğretimi boyunca da birebir çalıştığı malzeme olan metali çeşitli formları ile teknelere adapte eden Gürsoy, yaptığı ilk tekne ile dünya turuna çıkmaya karar veriyor.
Kolej yıllarında Hürriyet Gazetesi’nde yer alan Sadun Boro’nun yazıları oldukça etkilemişti Gürsoy’u. Bir gün bu yolculuğa çıkacağını biliyordu. Sadece ne zaman ne nasıl olacağını daha henüz bilmiyordu.
Çoğu insana çılgınca gelen bu hikayeyi biraz da kendisinden dinleyelim.

“Denizi gördüğüm ilk günden itibaren sadece onu düşünüyordum. Bu benim için inanılmaz bir histi. O engin sulara çıkmak hayatımın amacı haline gelmişti. Kanada’da da tekne yapmaya başlayınca, bu tutku vücüda geldi ve bir anda yola çıkmış bulundum. Kanada’ya taşındıktan sonra yaşadığımız evin arka bahçesinde tekne üretimine başladım. Çelikten yaptığım teknenin ardından öğretmenlikten istifa ettim. Sadece tekne ve yolculuğu düşünebiliyordum. Yaptığım tekneyi suya indirdikten sonra 6 sene teknede yaşadık. Çocuklarım neredeyse teknede büyüdü diyebilirim.”
“Gerçek hayatta yaşadığım tüm zorlukları denizde aşabiliyordum” diyen Gürsoy’un hikâyesi zamanla daha da ilginçleşerek devam etmiş. Teknede geçen zaman boyunca yapacağı büyük yolculuğu planlayan Gürsoy, eşini ve çocuklarını yeni bir eve taşımasının ardından, 19 Mayıs 1993’de hayaline adım atmış ve yola çıkmış.

Erkan Kaptan Barış’la dünya turu için yolculuğu çıkıyor. Yolculuk, Kanada’nın batı yakasındaki Nanaimo’dan 19 Mayıs 1993’te başlayıp; Havaii, Fiji, Avustralya, Hint Okyanusu, Kızıldeniz, Türkiye, Cebelitarık, Atlantik, Panama Kanalı rotasında devam etti. Panama’dan sonra Pasifik Okyanusu’nda A.B.D sahilleri boyunca yukarı çıkılıp Nanaimo’da, 2 yıl, 2 ay, 2 gün sonra, 22 Temmuz 1995’te sona erdi.


Gürsoy yolculuğun başlangıç evresini ise şöyle anlatıyor. “Yanıma tayfa olarak alacağım kişileri gazete ilanları ile buluyordum. İlk ekibim bir hırdavatçı ve bir polis idi. İlk durağımız Havai oldu. O aşamada sadece telsizle haberleşilebiliyordu. Ufak tefek aksilikler dışında yolculukta bir sorun yaşamadık. Ama şöyle ilginç bir olay yaşadım. Tekne ile birlikte giderken bizi takip eden yunuslara hayran oldum. Arkadaşlarımdan birisine ayaklarımdan tutmasını söyledim. Ve denizden çıkan yunus balığına elimle dokundum. O dokunuş bana müthiş bir enerji verdi. O hissi hala unutamıyorum.”
Dünya turuna başladıktan sonra çok değişik insanlarla tanışma imkanı bulan Gürsoy, neredeyse dünyanın her yerinden arkadaş edinmiş. Sürekli değişen bu kadrolarla çıktığı dünya turunu 2 yıl 2 ay 2 günde bitirebilmiş.
Gürsoy, seyahatten sonra kendi tasarımı olan, çeşitli ölçülerdeki alüminyum servis botlarının imalatına başlamış. Aldura markasıyla yaptığı bu teknelerden 120 tane yapıp Kanada ve ABD’de satış yapmış.

Kuzey Buz Denizi’ni Geçiş
Aynı aileden olan Altan Girl teknesini kendisi için yapıp 1 Nisan 2014’te Kanada’nın batısından (Nanaimo) yola çıkan Gürsoy Northwest Passage’ı geçerek Kuzey Atlantik ve Akdeniz yoluyla 23 Ocak 2015’te Çanakkale’ye ulaşmış. 

Altan Girl’ün Kanada’nın batısından başlayıp Kuzey Batı Geçidi’nden geçerek Türkiye’de sonlanan rotası.

Bu yolculukla, Kuzey Buz Denizi’ni geçen ilk Türk denizci ve dünyada da, bu suları tek başına aşan en yaşlı denizci unvanının da sahibi olmuş. Bu gezi sırasında yaşananlardan bazıları korku filmlerini aratmıyor. Buz denizi içerisinde sıkışan Gürsoy’u donanma kuvvetleri 8 gün sonra kurtarabilmiş. Ama bu da son ilginç olay olarak kalmamış. Buzlarda takılı kaldığı zaman tekneye kutup ayıları saldırmış.

Kuzey Buz Denizi’ni geçerken buzlar arasında sıkışan Altan Girl’ün bu zorunlu duraklamalarında ziyaretçileri eksik olmamış. Altan Girl’e diş geçiremeyen aç kutup ayıları kısmetlerini başka yerde aramaya çıkmış.

Aliminyumdan yapılan botlar: Beşmaran
Geldiği ve bir süre yaşamayı planladığı Sığacık’ta alüminyum tekne yapımına devam eden Gürsoy, yaptığı botları şu şekilde anlatıyor. “Bu botlar, şişme bot ile katı teknenin bir bileşimidir. Beşmaran tekneleriyle, şişme botların zayıf noktaları tamamen bertaraf edilmiştir. Ultraviyole ışınlardan korunma; kışlama için bakım yapma; patlama, delinme, yamalık taşıma; sıcak-soğuk hava şartlarından olumsuz etkilenme, pompa taşıma gibi dertleri yoktur. Beşmaran sandallar batmaz, bakım istemez, evladiyeliktir. Alüminyum gövdesine gömülü sabit usturmaçalar sayesinde ayrıca usturmaça kullanmaya gerek yoktur; çevresi aynı şişme botlar gibi yumuşaktır. Yatlarda servis botu olarak idealdir, kolayca taşınabilir. Çeşitli aksesuarlar monte edilebilir; balıkçılıkta, balık çiftliklerinde, su üzerinde yapılan inşaatlarda, rafting gibi su sporlarında, kıyı gezilerinde güvenle kullanılabilir.”

Eğer siz de teknelere ilgi duyuyorsanız Sığacık Marina’ya gelebilir ve hem tekneleri hem de bu büyük maceraperesti görebilirsiniz.

__________

ERKAN GÜRSOY KİMDİR?

1947’de Burdur’un Bağsaray köyünde doğdu. İlköğretimini köyde, ortaöğrenimini Burdur Sanat Enstitüsü’nde, yükseköğrenimini de Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nda gördü. İki sene öğretmenlikten ve askerlikten sonra yurtdışına çıktı. İngiltere’de iki yıl dil öğrendikten sonra Kanada’ya yerleşti. On sene öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda aynı zamanda 53 feet boyunda çelik bir yelkenli tekne inşa etti. Barış adını verdiği bu tekneyle 1993-1995 arasında 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren dünya turunu gerçekleştirdi.
Seyahatten sonra kendi tasarımı olan, çeşitli ölçülerdeki alüminyum servis botlarının imalatına başladı. Aldura markasıyla yaptığı bu teknelerden 122 tane inşa edip Kanada ve ABD’de satış yaptı. Aynı aileden olan Altan Girl teknesini kendisi için yapıp 1 Nisan 2014’te Kanada’nın batısından (Nanaimo) yola çıktı ve Northwest Passage’ı geçerek Kuzey Atlantik ve Akdeniz yoluyla 23 Ocak 2015’te Çanakkale’ye ulaştı. Bu yolculukla, Kuzey Buz Denizi’ni geçen ilk Türk denizci ve dünyada da, bu suları tek başına aşan en yaşlı denizci oldu.
44 yıl ayrılık ve bu yolculuktan sonra yurduna dönüp Kanada’da geliştirdiği beceriler ile kendi dizaynı olan ve “Beşmaran” adını verdiği alüminyum teknelerin imalatına köyü Bağsaray’da başladı. Gürsoy, İngitere’de tanıştığı eşi Renay ile 1976’da evlendi. Oğlu Marlen ve kızı Haley evli ve yaşamlarını Kanada’da sürdürüyorlar.