Vefa borcumuzu HAYTAP ödüyor

0 Paylaşım

Şenay Tekinbaş Aydın Hayvanları Koruma Derneği Başkanı ve HAYTAP Aydın Temsilcisi olarak Emekli Hayvanlar Çiftliği gönüllüsü. Kendisiyle HAYTAP faaliyetlerini ve Emekli Hayvanlar Çiftliği’ni konuştuk.

– Şenay Hanım, en merak ettiğimiz şeyden başlayalım. Bize Emekli Hayvanları Çiftliği’nden bahseder misiniz?
– Şenay Tekinbaş: HAYTAP Emekli Hayvanları Çiftliği uzun yıllardır gerçekleştirmek istediğimiz bir projeydi. Hayvan haklarını savunmanın sadece kedi köpekle sınırlı olmaması gerektiği, her canlının hak ettiği şekilde yaşaması için çabaladığımız göz önüne alındığında yük ve çiftlik hayvanları için çok büyük bir boşluk olduğunu hepimiz görebiliyorduk. Maalesef insanlar tarafından yıllarca sömürülen, kullanılan at, eşek, katır gibi hayvanlar yaşlandıklarında yada yaralandıklarında boş arazilere yada dağ başına bırakılarak ölüme terk ediliyorlar. Türkiye’de hiçbir Belediyenin bu hayvanları tedavi edecek ve bakımını sağlayacak bölümü yok. Yaralı at, eşek gibi hayvanlar için tedavi neredeyse imkansızdı. Belki de onlarcası yüzlercesi acılar içinde can veriyordu.

– Nasıl doğdu proje, nasıl şekillendi?
– HAYTAP olarak tedavisini üstlendiğimiz yük hayvanları için tedavi sırasında ve sonrasında bakacak yer bulamamamız bizi bu konuda proje üretmeye sevk etti. Bu çiftliğin kurulması için uzun araştırmalar yapıldı. Nerde olmalı, nasıl inşa edilmeli, ne kadar bütçe gerekli, finansmanı nasıl sağlarız derken bizleri aslında bir parça da korkutan ama hayaliyle yanıp tutuştuğumuz projenin startı verildi. 2019 yılının yaz aylarında yapımına başladığımız anda bile çiftliğimize gelmek için bekleyen yaralı at ve eşeklerimiz vardı.Projemize katkı sunan sponsorlarımız sayesinde hızla ilerledik.
Çiftliğimiz Bursa’da kuruldu. Halen yapımı devam etmesine rağmen onlarca kurtarılmış hayvana evsahipliği yapıyoruz. 15 eşek 1 at 3 koyun 3 buzağı 1 inek 3 keçi, tavuklar ördekler hindiler olmak üzere 40 kadar hayvana bakım sağlıyoruz. Tüm hayvanlarımız engelli yada zulümden kurtarılmış travmatik hayvanlar.
Bu projenin asıl amacı bu hayvanlar için eksikliğin farkına varılmasını sağlamak ve gerek belediyelerin gerek Tarım Bakanlığının benzeri yerler kurmaları için örnek olmaktı. Hayvanları Koruma Kanununa göre tüm belediyeler kedi ve köpekler için bakımevleri açmak ve işletmek zorundalar. Peki eziyet gören hatta işkence edilen zavallı yük ve çiftlik hayvanları ne olacak? İşte biz de tam bu sorunun cevabını vermek istedik.

– Burada nasıl bir çalışma sistemi söz konusu?
– Çiftliğimizde bakım ve temizlik işleri için çalışan 1 görevlimizle birlikte gönüllülerimiz de zaman zaman destek oluyorlar. Çiftliğimizdeki hayvanlar için Uzman Veteriner Hekimlerden hizmet alıyoruz. Web sayfamızda bu hayvanların çiftliğimize geldikleri gün ve şimdiki hallerini inceleyecek olursanız müthiş değişimi gözlemleyebileceksiniz.
Emekli hayvan tanımında ilk akla geldiği gibi yaştan yola çıkmadık. Burası zulüm gören, yaralanmış, sakat kalmış ve dolayısıyla desteksiz yaşamlarını sürdüremeyecek hayvanların yeri. Her bir hayvanımızın farklı hikayeleri var.Kimi bıçaktan kurtarıldı, kimi kırık bacağıyla yük taşımaktan, kimi insanların attığı kurşunların hedef tahtası olmaktan kurtarıldı. Kimi dağ başında açlıktan ölmek üzere iken bulundu, kimi sahibi tarafından ücra yerlere bırakılarak ölüme terk edilmiş halde…
Türkiye’nin farklı illerinden geldi her biri. Temsilcilerimiz vasıtasıyla haberdar olduğumuz ve gerçekten bize ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz hayvanların naklini sağlayarak çiftliğimize getiriyoruz. Tabii ki gönlümüz tüm hayvanlara böyle ortamlar sağlayabilmek ancak az önce de belirttiğim gibi burası örnek olması için yapılan bir proje. Bu amacımıza da yavaş yavaş ulaşıyoruz ki bakımevi inşaatı başlayacak bazı illerimizde yük hayvanları için de bölümler açılacağı haberlerini alıyoruz. Bu da, ne kadar doğru ve gerekli bir projeye imza attığımızı gösteriyor.
Çiftliğimizin hala yapımı devam etmekte ve misafir ettiğimiz hayvanlarımızın beslenme ve tedavi masrafları düşündüğümüzün çok üstünde de tutabiliyor. Çiftliğin yapım aşamasından itibaren bizlere inanan ve güvenen sponsorlarımızla bu noktaya gelebildik. Çiftliğimizin girişinde bu isimlere yer verdiğimiz pano ile minnettarlığımızı ifade etmek istedik. Ayrıca federasyonumuza ait HAYTAP SHOP adı altında faaliyette bulunan iktisadi işletmemizin gelirleri çiftliğin giderlerini karşılamaya çalışıyoruz. Bu da Haytap Shop’tan alışveriş yapan herkesin bu çorbada tuzu var demektir.

– Çiftlik dışında ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?
– Bu kadar çok sayıda şiddet gören hayvana evsahipliği yaparken bir yandan da toplumdaki hayvana şiddet olayları ile ilgili çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Maalesef toplumumuz hayvana şiddet olaylarında çok duyarsız. Bizler, her canlının yaşam hakkı vardır diyerek onların hakkını savunmaya çalışırken, kanun değişikliği için gecemizi gündüzümüze katmışken, bir yandan avcılık, bir yandan petshop gerçeği, bir yandan yurtdışından ülkeye kaçak sokulan hayvanlar, diğer yandan şiddete maruz kalmış hayvanlar için açtığımız davalarla boğuşurken bir yandan da neredeyse tüm şehirlerimizde bulunan temsilcilerimiz vasıtasıyla farkındalık çalışmaları yaparak, eğitimler, seminerlerle hayvanların yaşam hakkını elimizden geldiğinde anlatmamıza rağmen azalması gereken hayvana şiddet olayları ne yazık ki artış gösteriyor.
Her gün yeni bir olay, yeni bir sömürü, hatta vahşet görüntüleri geliyor. Toplumumuz her olayda olduğu gibi kendisine zarar vermeyen hiçbir olaya müdahil dahi olmak istemiyor, komşusuyla kötü olmamak için gördüğü hayvan istismarına bile göz yumuyor. Tabii ki bunda biraz da cezaların yetersizliği etken. Artık bu işin içinde olan herkes biliyor ki hayvana şiddet uygulayan hatta öldüren kişi basit bir idari para cezası ile kurtuluyor. “Şikayetçi olsak ne olacak nasılsa cezası yok denecek kadar az” son yıllarda en çok duyduğumuz cümlelerden. Özetle; hayvanlara karşı işlenen suçlar kabahatler kanunu kapsamında değerlendirilmekten çıkarılıp Türk Ceza Kanununa göre değerlendirilmediği ve caydırıcı cezalar gelmediği sürece bu olayların arkası kesilmeyecek. 5199 sayılı Kanun acilen değişmeli ve gerçekten hayvanların hakkını koruyabilecek bir kanun çıkarılmalı.

– Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
– HAYTAP büyük bir aile. Hepimiz bu işte gönüllü olarak çaba göstermekteyiz. Yani bu işe gönlümüzü verdik, hiç karşılık beklemeden enerjimizi emeğimizi, zamanımızı veriyoruz. Mevcut durumumuza gelmek için çok kişi çok emek verdi ve vermeye de devam ediyor. Bizler yılmayız, düzene çomak sokmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki sonunda hayvan haklarını istediğimiz noktaya getireceğiz.