İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sorduk: Bisikletli bir İzmir için…

0 Paylaşım

Kent ve bisiklet deyince, konunun asli muhataplarından, paydaşlarından biri, doğal olarak yerel yönetimler… İzmir Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde “Bisiklet ve Yaya Eylem Planı”nı açıkladı. Kentin geleceğinde bisiklete daha fazla yer açmayı hedefleyen, kapsamlı bir plan… Biz de bu vesileyle, hem İzmir’de bisiklet kullanımıyla ilgili kafamızdaki sorulara yanıt bulmak, hem de planın detaylarını öğrenmek için Büyükşehir Belediyesi’nin kapısını çaldık. Belediye’de esas derdi bisiklet olan bir birim varmış, karşımıza onlar çıktı…
Ulaşım Dairesi’ne bağlı Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi, Türkiye’de bir ilk. Benzer birimler daha sonra İstanbul’da ve başka kentlerde kurulmuş ama sayıları hâlâ çok değil. Büyük kentlerde ulaşım sorununun çözümünde bisikletin önemi artınca, kent yönetimleri için bu alana özel bir ilgi göstermek de kaçınılmaz oluyor. Umarız bu tür birimlerin tüm Türkiye’de sayıları ve etkinlikleri artar.
Bisiklet ve yaya ulaşımının kentler için önemi, sadece ulaşım sorunuyla ilgili değil. Nüfus artışı, çevre kirliliği gibi tüm dünyada ciddi sorun teşkil eden konular, kentleri yeni projeler üretmeye sevk ediyor. Hayat kalitesini yükseltmek ve “yaşanabilir, sürdürülebilir, akıllı” gibi farklı sıfatlarla tanımlanan kentlere ulaşmak için, bisikletin önemli bir yere sahip olduğu, herkes için ulaşımı destekleyen projeler öne çıkıyor.

Sürdürülebilir bir kent stratejisinin parçası olarak bisiklet

İzmir’e dönersek… Bisiklet ve Yaya Erişim Birimi’nden öğrendiğimiz kadarıyla, İzmir’de bisikletle ilgili projeler, bütüncül bir kent stratejisinin ve Ulaşım Ana Planı’nın parçası. Ulaşım Ana Planı, gündelik sorunlara çözüm üretmenin ötesinde, kentin geleceğinde motorlu ulaşımın yükselmesi, yayanın ve bisikletin görünür olmaması, kentin merkezlerinin değişmesi, ortalama yolculuk sürelerinin artması gibi tehditleri de öngörerek stratejiler belirleyen bir yaklaşıma sahip. Yapılan revizyonla birlikte, bisiklet odaklı motorsuz ulaşımın teşvik edilmesi Plan’ın önemli odak noktalarından olmuş. Özellikle yaya-bisiklet ve bisiklet-toplu ulaşım entegrasyonunun sağlanması, İzmir Ulaşım Ana Planı 2030 hedeflerinin önde gelen başlıkları arasında yer almış.
Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi de tüm çalışmalarını bu plana bağlı olarak sürdürüyor. Bisiklet politikaları geliştirilmesinden bisiklet kültürünün yaygınlaştırılmasına, bisiklet yollarının planlanmasından toplu ulaşım ve bisiklet entegrasyonuna, sürüş eğitimlerinden park alanlarına, bisikletle ilgili tüm alanlarda kafa yorup yeni uygulamaları hayata geçiriyor. İzmir Bisiklet ve Yaya Eylem Planının içeriğini hazırlayan da bu birim.

İzmir’’in “Bisiklet ve Yaya Eylem Planı”

Peki, planda ne var, Birim bu hedeflere nasıl bir perspektifle bakıyor?
Öncelik bisiklet yollarının artırılması. Elbette ki sadece yol yapmakla olmuyor ama bir kentte bisiklet yolları artırılmalı ki bisikletli ulaşım görünür hâle gelsin, daha güvenli olsun. Böylece bisikletçiler de çoğalsın. Dolayısıyla Belediye’nin bisiklet politikalarının en başında bisikletli ulaşımın altyapısının geliştirilmesi yer alıyor.
Şu anda İzmir’in 67 km’lik bir bisiklet yolu şebekesi var. Eylem Planına göre buna ilk etapta, Pandemi dönemi için belirlenen “acil eylem planı” kapsamında bir 40 km eklenecek. Bunun dışında ön projeleri hazırlanan ve uygulama aşamasına gelinen bir 58 km daha var. Bisiklet yolu şebekesinin kısa zamanda 274 km’ye, orta ve uzun vadede ise toplam 787 km’ye ulaşması planlanıyor. Öncelik verilen adımlar ise Karşıyaka, Bayraklı, Bornova ve Konak’ta iç kesimleri sahildeki mevcut bisiklet yollarına bağlamak; ilçelerdeki ana akslara bisiklet yolu erişimi sağlamak.
“Pandemi acil eylem planıyla bisikletin ne ilgisi var?” diyebilirsiniz. Şöyle ki; işine gitmek için otobüs, metro ya da İZBAN kullanan insanlar, COVID-19 salgınıyla birlikte, varsa özel araçlarını kullanmaya başladılar. Toplu taşıma araçlarının kullanımı azalırken bireysel motorlu araç kullanımı arttı. Hem trafikteki yoğunluğu azaltmak hem de daha sağlıklı bir ulaşım aracını teşvik etmek için, bisikletli ulaşımın özendirilmesi de pandemi acil eylem planında yer alıyor. Hatta Belediye’nin gündeminde bunun için, bisikletle vapura binen yolcuların ücretsiz seyahat etmesi, Halkın Bakkalı’ndan çeşitli indirimler verilmesi gibi çeşitli teşvik çalışmaları da var.

Entegrasyon önemli…

Dedik ya, sadece bisiklet yolu yapmakla olmuyor, kent içinde bisiklet kullanımının altyapısını geliştirmek için yapılması gereken bir şey de toplu ulaşıma entegrasyon. Bir bisikletli evinden çıktığında kendi bisikletiyle ya da paylaşımlı sistemle vapur iskelesine ya da bir toplu taşıma istasyonuna rahatlıkla gidebilmeli, burada bisikletini güvenli bir park alanına bırakarak ya da bisikletiyle birlikte toplu taşıma aracına binip, yoluna devam edebilmeli. Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi, İzmir’in bu konuda ciddi bir ilerleme kaydettiğini belirtiyor. Şu anda bisikletliler vapurları hiçbir sınırlama olmadan kullanabiliyor. Metro ve İZBAN’a her saat belirli vagonları kullanarak binebiliyor. ESHOT’ta özellikle uzak mesafelerdeki belli hatlarda çalışan, bisiklet taşıma aparatlı otobüsler var ve sayıları artıyor. Katlanır bisikletler artık ESHOT otobüslerine alınıyor. Birim bu entegrasyonda önemli bir mesafe aldıklarını ve bunu daha da geliştireceklerini söylüyor.
Burada önemli bir sorun da bisiklet parkları. Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi’nin gündeminde park alanlarını çoğaltmak, daha işlevli yeni tasarımlarla Avrupa standartlarına ulaştırmak gibi çalışmalar var. Ayrıca park alanlarını tamir üniteleri, kiosklar ve pompa alanları vs. ile donatmak üzerine de çalışıyorlar.

Metro ve İZBAN’ı kullanmak daha kolay olacak

İzmir’de entegrasyonla ilgili olarak bisikletlilerin şikayetçi olduğu önemli bir nokta, metro ve İZBAN’a erişebilmek için bisikletle merdivenleri inip çıkmaktı. Bunun için yapılan raylar kullanışlı değildi. Birim bunun üzerine de çalışmış. Bisikletçilerle fikir alışverişi içinde karar verdikleri daha kolay kullanılabilir bir sistem için saha çalışmalarını bitirmişler. En kısa zamanda uygulamaya geçecekler.
Entegrasyonun bir öğesi de bisikletli paylaşım sistemi. BİSİM adıyla İzmirlilerle hizmet veren bu sistemde şu an 600 bisiklet var. İstasyon sayısı kısa bir süre önce 45’e çıkmış. Bu istasyonlarda engelliler için de 70 adet tandem bisiklet var.

EuroVelo İzmir’e zenginlik katacak

Bisikletli bir İzmir için önemli bir motivasyon kaynağı da EuroVelo. EuroVelo bütün Avrupa’yı kat eden 75.000 km’lik bir bisiklet yolu ağı. İzmir, Dikili’den başlayıp bir UNESCO kenti olan Bergama’ya giden, oradan yine bir UNESCO kenti olan Efes Selçuk’a uzanan 500 kilometrelik bir rotayla, geçen yıl resmen EuroVelo’ya dâhil olmuştu. Böylece İzmir parçası olduğu Akdeniz kültürüyle bisiklet üzerinden de bütünleşmiş olacak ve bu bisiklet turizmi için önemli bir potansiyel kazandıracak.
Bu rotanın altyapı çalışmalarını tamamlayıp hazırlamak da, Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi’nin görevlerinden biri. Bu rotayı bağ rotası, üzüm rotası, yürüyüş rotası gibi rotalarla geliştirip bütün İzmir’e yaymayı hedefliyorlar. Şu anda önlerinde, bu rota boyunca yerel cazibe noktalarını ziyaret edip altyapı sorunlarını gidererek haritalandırmak gibi bir saha faaliyeti var. Tüm bu çalışmaları da EuroVelo’nun ulusal koordinasyonunu üstlenen ENVERÇEVKO (Enerji Verimliliği ve Çevre Koruma) Derneği ile birlikte yürütüyorlar. Bunun uzun soluklu ve İzmir’e çok büyük ekonomik ve kültürel zenginlik katacak bir çalışma olduğunu düşünüyorlar.

Bisiklet sadece bir ulaşım aracı değil, bir kültür

Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi’nin önüne koyduğu görevlerden biri de bisiklet kültürünü geliştirmek. Bisikletin görünür olmasını sağlayacak etkinliklerin bu bakımdan önemli olduğunu belirtiyorlar. Geçtiğimiz yıllarda Kültürpark’ta düzenledikleri fuar 2 yaşındaki çocuklardan 70 yaşındaki vatandaşlara kadar, inanılmaz bir ilgi görmüş. Orada yaptıkları anketler sonraki eylem planları için de yönlendirici olmuş. Sonrasında tarihi kent merkezlerinde bisikletli ulaşımın planlaması için atölyeler düzenlemişler. Bu atölyelerin sonucunda bisiklet park alanından rotalara kadar pek çok tasarım çıkmış. Alsancak Punta bölgesi için, tarihi bir kent merkezini bisikletle buluşturacak projeleri üretmişler. Avrupa Hareketlilik Haftası boyunca etkinlikler düzenlemişler.
İzmir’deki bisikletlilerin hem kente hem de bisiklete çok sevdalı olduğunu vurgulayan Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi, tüm bu etkinliklerde onlarla işbirliği yaptıklarını, sivil toplum alanında başlayan ve gelişen etkinlikleri tüm imkânlarıyla desteklediklerini belirtiyor. Onların önerilerine ve şikâyetlerine kulak vermeye çalıştıklarını ve bunu çok önemsediklerini ekliyor.
Bunlara ek olarak, Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi, bisiklet kültürünü geliştirmekte çocuklara dönük faaliyetlerin çok önemli olduğunu düşünüyor. Çocukların bisikletle birlikte büyümelerini sağlamak için bu alan özel olarak eğiliyorlar. “Güvenli okul bölgeleri” planlarını daha aktif hale getirmeye çalışıyorlar. Mini Pedal adında bir projeyle okullara gitmiş, eğitim vermişler. Bisikletin ulaşım aracı olarak kullanımını anlatmış, hatta küçük birer ehliyet vermişler. Çocuklarla bir alanda buluşup, toplu olarak bisikletlerle okula gitmişler. Okullarına bisikletle gidebilen çocukların, gelecekte hayatlarında bisiklete daha çok yer vereceklerini düşünüyorlar.
Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi’nin yaptığı hesaba göre, şu anda İzmir’de ulaşımda bisiklet kullanma oranı binde 5. Bunu üç katına, yani yüzde 1,5’a çıkarmak ilk hedefleri. İzmir gibi bisiklete bu kadar elverişli bir kent için az değil mi diyoruz; bunun küçük ama başlangıç için önemli bir adım olduğunu ifade ediyorlar. “Böyle bir eşiği aşıp bisikleti daha görünür kılarsak, sonrası çok daha hızlı gelişir” diye ekliyorlar.
Bize de kolaylıklar dilemek düşüyor.