Üretici, mandalinada geçmişe özlem duyuyor

0 Paylaşım

Ege Bölgesi’ni, özellikle de Seferihisar yakınlarını belli mevsimlerde ziyaret eden insanların, bölgeden ayrılırken genelde zihninde hep aynı görüntü kalır. Uçsuz bucaksız bir turuncu… Bu eşsiz görüntünün sebebi tabii ki mandalina. Sadece manzarasına bakanlar için bu görsel şölen pek çok farklı güzellik sunsa da, arka planında bin bir detayı içinde barındıran koca bir ekonomi söz konusu. Bu ekonominin ilk ve belki de en önemli unsuru ise üreticiler.

Ülkemiz tarımı için mandalinanın önemi hepimizin malûmu. Bazı bölgelere gelince konunun önemi daha da artıyor. Seferihisar söz konusu olunca tepe noktalara ulaşıyor. Özellikle tarım alanında üretici ile konuşmak her zaman bir anlamda dert dinleme seansına dönüşebiliyor. Bunda ülkenin genel tarım politikalarından küresel ısınmaya, yanlış planlamadan anlık kazanç hırslarına kadar pek çok etken olduğu aşikâr. Mandalinada da durum ne yazık ki çok farklı değil.

 

Geçmişe duyulan özlem

Eski günleri anlatan üreticilerin yüzünde farklı bir ifade oluşurken, anılar da birbirini kovalıyor. Önceden çoğu yörenin aksine, bölgemizde düğün planlamaları, yazdan çok kış aylarının işi olarak görülmekteymiş. Mandalina hasadı ile kimisi düğününü yapar, kimisi aracını değiştirir, kimisi ise yeni yatırımlar peşine düşmekten kendini alamazmış. Şimdi ise durumlar farklı…

10 yıl öncesi ile yaklaşık aynı gelirlerin elde edildiğini ifade eden bir üretici, bu durumu, mandalinanın genel anlamda değer yitirmesine bağlıyor. Bir diğer üretici ise devlet politikalarının, mandalinanın değer kaybetmesinde en önemli etken olduğunun altını çiziyor. Genel bakış ise ne yazık ki çok iyimser denemez. Bölgede mandalina yerine zeytine kayan üretici sayısı oldukça fazla. Bunun sebepleri tabii ki maddi… Zeytinin uzun süreler piyasada kalabilmesi en önemli artısı.

Özellikle büyük çaplı üreticiler daha dertli. Pazar bulamama endişesi ve mandalinanın geleneksel olarak yılın çok kısa bir döneminde tüketilme alışkanlığı, üreticinin dezavantajlarından önde gelenleri. Ama özellikle son dönemde üretilen değişik mandalina ürünleri, üretici açısından önemli bir çıkış kapısı olarak görülüyor. Seferihisar mandalinasının, bölgenin tanınırlığı ile eşdeğer olarak büyümesi de üreticinin gelecek ile ilgili iyimser düşüncelere kucak açmasına ön ayak oluyor.

 

Ticaret ve riskler

Bölgede genelde mandalina, tüccarlar tarafından sezonluk olarak satın alınıyor. Ama ne yazık ki bu anlaşmalar ile ortalama fiyatın üzerine çıkıldığı kanısı hâkim olsa da, işler her zaman istenildiği gibi gitmiyor. Sene başı anlaşılan rakamlar, başta hava durumu, afet vb. gibi sebepler ile realize edilemediğinde, üretici büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliyor. Bu aşamada birliklerin önemi devreye giriyor. Birliğin en önemli avantajı, bu tip durumlarda üreticinin zararını azaltabilecek, karşılayabilecek mekanizmalara sahip olması. Tarımsal tüm ürünlerde olduğu gibi, mandalinada da üreticiler bu konuda da pek çok farklı düşünce yapısına sahip olabiliyor.

Küresel ısınma da bu noktada önemli bir rol oynuyor. Özellikle hava sıcaklıklarının mevsim koşulları üzerinde seyrettiği yıllarda ürünün toplanmasında yaşanan gecikmeler, maddi anlamda olumsuzluklara yol açabiliyor. Bu konuda aslında sigorta bir çıkış kapısı olarak görülse de, gerek prim konusundaki belirsizlikler gerekse de geri ödemede söz konusu olabilecek pek çok gri alan üreticinin bu yola başvurmaya sıcak bakmamasına neden olabiliyor. Bu durumun orta vadede daha işler bir hale gelebileceği üreticiler arasında genel kanı olarak ön plana çıkıyor.

 

Elbirliği; mandalinanın olmazsa olmazı

Doğanın bizi şanslı addederek sunduğu bu eşsiz nimet, yıllardır olduğu gibi bir şekilde varlığını sürdürmekte kararlı. Önemli olan ise bu varlığı hem sürdürülebilir hem de doğayla barış içerisinde yürütebilmek. Bu konuda görev sadece üreticiye değil, birliğinden tüccarına, yerel yönetimlerden, ihracatçı birliklerine ama en önemlisi ülke politikalarını oluşturup sürdürmekle yükümlü kurumlara düşüyor. Ancak bu şekilde bu önemli değerimiz, sadece manzaraları değil, üreticiden tüketiciye herkesin yüzünü güldürmeye yüz yıllarca devam edebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir