Seferi Keçi yeniden basılı olarak yayınlanıyor: ‘Bıraktığımız yerden değil, biriktirdiğimiz yerden’

Seferi Keçi uzunca bir süreden sonra yeniden basılı olarak elinizde. Böyle zamanlarda insanın “kaldığımız yerden devam ediyoruz” diyesi geliyor. Ama doğrusu bu değil. Ne mutlu ki bıraktığımız yerden değil, biriktirdiğimiz yerden devam ediyoruz. Seferi Keçi uzun süre yayımlanmadı ama sözüyle, mekânıyla, dostlarıyla yaşamaya devam etti.

Bu süre boyunca Kültürevimizde defalarca buluştuk. Belgeseller izledik, söyleşiler yaptık, atölyeler, dinletiler gerçekleştirdik. 

Kimi zaman iklim krizini konuştuk, kimi zaman şu zeytin sineğiyle nasıl baş edeceğimizi… Kimi zaman insanlığın on bin yıllık uygarlığını tartıştık, kimi zaman hemen yarından başlayarak daha iyi bir kent için ne yapabileceğimizi… 

Bazen ağır konuları hafif buluşmalarda anlaşılır kılmaya çalıştık, bazen büyük dertlere küçük çareler arayıp bulabildiğimiz kadarını hayata geçirmeye uğraştık… 

Bütün bu harala gürele içinde fark ettik ki elimizde sadece bu etkinliklerin afişleri, fotoğrafları, video kayıtları kalmamış; bu sırada aynı dertleri paylaşan bir topluluk oluşmuş. 

Bu topluluk kâh zehirsiz gıdayı ararken, kâh bir film gösteriminin ardından uzayan sohbette bir araya geldi. Bir dayanışma etkinliğinde ya da doğayı korumak, kente sahip çıkmak için buluştu. Kimi zaman sosyal medyadan bir çağrımızı yaygınlaştıran, kimi zaman bir sandalyeyi taşıyan, kimi zaman bir fikri büyüten, kimi zaman “ben ne yapabilirim?” diye soran insanlarla çoğaldı. Seferi Keçi’nin bugün bir zenginliği varsa, o da bu topluluğun varlığı, emeği ve dayanışmasıdır.

* * *

Şimdi bu birikimi daha görünür ve daha kalıcı bir yapıya kavuşturmak istiyoruz. Seferi Keçi Sosyal Kulüp biraz da bunun için doğuyor. Bunun detaylarını yandaki sayfada görebilirsiniz.

Sosyal kulübümüz elbette ki üyelerine bazı faydalar sağlayan bir abonelik sistemi. Ama bunun ötesinde ve özünde, arzumuz Seferi Keçi’nin etrafında hasbelkader bir araya gelen insanların birbirine, dergiye, Kültürevine, kooperatif bakkalımıza, etkinliklere ve ortak dertlerimize bağlandığı bir dayanışma zemini oluşturması. Çünkü şunu biliyoruz: Bağımsız bir yerel yayının, kamusal bir sosyal mekânın, dayanışmacı bir üretim ve paylaşım alanının tek başına ayakta kalıp gelişmesi mümkün değil. Ancak birlikte olursak… O da belki…

* * *

Bu yüzden yeni sayımız yeni bir başlangıç. Daha düzenli, daha katılımcı, daha çok sesli, daha çok yere temas eden bir Seferi Keçi hayalinin ilk adımlarından biri. Aylık olarak çıkacak bu dergiyle, Kültürevi’nde süren buluşmalarla, sosyal kulüple, web sitemiz ve YouTube kanalımızla birbirine değen, birbirini besleyen bir yapı kurmak istiyoruz.

Basılı derginin öldüğü, her şeyin dijitale taşındığı, kâğıdın devrinin kapandığı çokça söyleniyor. Bu düşüncenin haklılık payı büyük elbette. Ama bizim için elinizde tuttuğunuz dergi sadece kâğıda basılmış yazılardan ibaret değil. Bunun birbirimize uzanan bir bağ olmasını umut ediyoruz. 

Tabii 24 sayfa anlatacaklarımıza yetmez. Bu yüzden asıl içeriklerimiz web sitemizde, YouTube kanalımızda, etkinlik kayıtlarımızda, röportajlarımızda, haberlerimizde genişçe yer almaya devam ediyor. Dergideki yazıların kenarında göreceğiniz QR kodlar bu yüzden var: Basılı dergi bir kapı aralasın, okur oradan geçip daha geniş bir Seferi Keçi dünyasına ulaşsın diye…

* * *

Dergiyi okuma kılavuzuna devam edelim. 

Bazı sayfalarımızda “Durumdan Vazife” kutularıyla karşılaşacaksınız. Bildiğiniz gibi, Seferi Keçi hiçbir zaman sadece yazan, çizen, anlatan bir yayın olmadı. Bir hikâyeyi aktarmak, tanıklık etmek, söz kurmak elbette çok önemli. Ama bazen iyi bir hikâye, bir haber, aktarılan bir deneyim insanın hayatında bir yön değişikliğine yol açabilir, bir alışkanlığı değiştirebilir, bir soruya cevap olup bir adımı tetikleyebilir. Seferi Keçi’nin laneti bu herhalde, biz de sık sık böyle oluyor. 

Bu yüzden Seferi Keçi’de aktardıklarımıza küçük bir “Durumdan Vazife” kutusu ekledik. Niyetimiz “biz ne yapabiliriz?” diye önce kendimize sorup, basit cevaplarda buluştuklarımızla birlikte cevabı büyütmek. Yapabildiğimiz kadarıyla sözü eyleme, küçük hikâyeleri yaşamı değiştiren adımlara dönüştürmek.

* * *

Seferi Keçi bugüne kadar ne yaptıysa biraz böyle yaptı: Birilerinin “bir ucundan da ben tutayım” demesiyle, küçük katkıların yan yana gelmesiyle… 

Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Heyecanlıyız, birikimimize güveniyor, nereye varacağını merak ediyoruz.

Seferi Keçi Sosyal Kulübü, bu yolda yalnız yürümediğimizi bize hatırlatacak. Hep birlikte bakalım, yol nereye çıkacak…

Paylaşmak için:
Seferi Keçi

Kültür-yaşam dergisi

Bir cevap yazın