Akarca, dev balıkçı barınağına karşı!..

Seferihisar’ın sahil şeridinde yer alan Akarca’da yaşayanlar, bu sene huzurlu bir yaz geçiremedi. Tek sebep koronavirüs değil. Kaygılılar, çünkü Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Akarca sahiline yapılacak dev bir balıkçı barınağı projesini açıkladı. Yaşamlarını altüst edecek bu projeye karşı Akarcalılar birleşti, bir platform oluşturdu ve hukuki yollarla bu projeyi engellemek için mücadeleye girişti. Akarca Sivil İnisiyatif ve Hizmet Platformu’nun kurucu ve sözcülerinden Hakan Tüte ve Şaban Başağaç’la projeyi ve olası etkilerini konuştuk.

 

Balıkçı barınağı deyince insanın aklına küçük ve masum bir şey geliyor, öyle mi?..
– Hakan Tüte: Liman demek daha doğru. Devasa bir işletme. Bacasız bir sanayi işletmesi. Barınak alanı 30.355 metrekare, anroşman alanı 27.930 metrekare, denizdeki kaplama alanı ise 59.352 metrekare. Yani toplamda 117.637 metrekarelik, 117 dönümlük bir tesis söz konusu.


– Anroşman ne demek?
– HT: Taş bloklarla denize yapılan dolgu diyebiliriz. Ana dalgakıran boyu 650 metre olacak. Bu dalgakıran denize doğru 195 metre uzanacak. Oluşturacak büyük limanın içine 100’er metre uzunluğunda 3 tane iskele yapılacak. Devasa bir liman yapılıyor yani buraya. Şu anda gözüken o.


– Neden karşısınız peki Akarca’da yapılmasına? Bilmeyen okurlarımız için Akarca’yı da tanıtsanız hem…
– Şaban Başağaç: Akarca’mız İzmir’in en gözde yerlerinden biri. Mavi bayraklı plajlarımız var. Geçmiş yıllarda insanların daha çok yazlık olarak kullandığı bir yerdi. Ama son dönemlerde yaz kış bir yerleşim alanı haline geldi. Binlerce aile burada denizi kullanıyor. Denizimizde nadir bulunan “deniz çayırları” diye bir bitkimiz var. Denizi temizleyen, oksijen kaynağı olan, tabiatın devamı için çok önemi bir bitki bu. Ayrıca Akdeniz fok balıklarının yaşam ve beslenme alanı burası. Karşımız ise Teos Antik limanı.
İnsanlar buraya bunlar için geldi. İkinci bir yaşam için, mutlu, sessiz, sakin bir yaşam arayışı için geldiler. Buradan başka gidecek bir yerimiz de yok. Buraya iskeleleriyle, soğutma tesisiyle, balık işleme yerleriyle, çekek alanıyla devasa bir liman yapmanın ne anlamı var? Burayı ikinci bir Aliağa’ya dönüştürür bu proje. Bunun için karşıyız.
Karşıyız derken şunun da altını çizmek isterim. Biz limanın, balıkçı barınağının kendisine karşı değiliz. Burada ve bu ölçekte yapılmasına karşıyız. Yoksa balıkçı kardeşlerimize, onların daha iyi şartlarda çalışmalarına karşı değiliz. Onlar bizim kardeşlerimiz, emekçiler… Balık tutsunlar, satsınlar. İleride küçük bir yerleri var zaten. Orası geliştirilsin, modernize edilsin. Belediye Başkanımızın bu yönde bir teklifi de oldu. Biz bunu destekleriz. Ama burada başka bir hesap var. Limanın esas amacı bizim küçük balıkçılarımız değil. Sanayinin buraya gelmesi… Çeşme’deki büyük balık çiftliklerinin buraya taşınması… Balık çiftliklerinin yem vs ihtiyaçlarının bu limandan karşılanması… Bu ölçekte bir limanla amaçlanan bu.

Akarca Sivil İnisiyatif ve Hizmet Platformu’nun sözcülerinden Hakan Tüte (solda) ve Şaban Başağaç.


– Proje Ulaştırma Bakanlığı’nın sanırım. Akarca’nın böyle bir yaşam alanı olduğunun farkında değil mi Bakanlık; bir çevresel etki değerlendirme raporu yok mu?
– HT: Yok. Seyrek yapılaşma olduğu için ÇED raporuna gerek yok demişler. Öyle sanıyoruz ki bundan birkaç sene önce iki üç tane boş arsanın resmi çekilmiş ve Ankara’ya gönderilmiş. Bu kararı veren insanlar da buraya gelip görmedikleri için, “evet, burası boş bir alan” deyip, seyrek yapılaşma değerlendirmesiyle ÇED raporuna gerek görmemişler. Ama görüyorsunuz, Akarca’da iki bin tane ev var. Üçer dörder kişiden hesaplasak 8 bin kişiye ulaşır bu nüfus. Hâlâ çoğu yazlıkçı olabilir ama yılın altı ayı burada bu insanlar. Kaldı ki kışın kalan aile de çok artık.
Dolayısıyla burada bir insan yaşamı var. Balıkçılar da bu yaşamın bir parçası elbette. Onların çalışma şartlarını iyileştirecek bir barınağa ihtiyaç var Seferihisar’da, ama yeri burası değil. İnsanlardan uzak, doğaya daha az zarar verecek bir yer bulunabilir böyle bir şeyin kurulması için. Üstelik Akarca’nın Seferihisar’ın balıkçılarına değil, sanayiye hizmet edecek bir tesis olacak bu. Zaten proje Ulaştırma Bakanlığı’nın ama arkasında büyük balıkçı firmalarının olduğuna dair şeyler duyuyoruz.


– Eğer yapılırsa, sizce nasıl bir etkisi olacak Akarca’ya?
– HT: 100 adet büyük balıkçı teknesinin girebileceği bir liman olacak. Gece gündüz buradaki hareketliliği düşünün. Böyle bir limanın denizi kirletmemesi mümkün mü? Burası insanların denize girdiği bir yer. Sadece burada yaşayan insanlar için değil üstelik. Akarca İzmir’in merkezine en yakın plajlardan birisi ve hafta sonları binlerce insan buraya geliyor.
Sadece yapılacak inşaatın etkisi bile bir felaket. Bakın proje dosyasında ne yazıyor. Anroşman alanı için 533.500 ton kaya kullanacaklar. Yarısı denizden yarısı karadan taşınacak. Denize 500 bin ton taş dökülmesi demektir bu. Buradaki bütün ekolojik sistemi değiştirir.
ŞB: Bölgede yeni taş ocaklarının açılması demek ayrıca.
HT: Tabii ki. Bunun dışında, proje kapsamında yapılacak olan dolgu işlemlerinde 12 bin ton hazır beton, 6.500 ton stabilize malzeme kullanılacağı söyleniyor. Kaç yıl süreceği belli olmayan bu inşaat sırasında bütün bu sahilin ve civarın çamur deryası olması anlamına gelir bu. Ne denize girilebilir ne bir tatil beldesi özelliği kalır.
Üstelik burada bir soğuk hava tesisi yapılıyor. Bu ne demektir? Yarın balık çiftliklerinin, orkinos çiftliklerinin ihtiyacı olan yemlerin taşınabileceği, stoklanabileceği bir tesis yaratılıyor burada. Şaban Bey’in dediği gibi Çeşme tarafındaki çiftliklerin bu yöne doğru kaydırılması ve buradan Kuşadası’na kadar olan körfez içerisinde yaygınlaştırılması söz konusu olabilir. Yani sadece Akarca’nın değil, bütün bu bölgenin yok edileceği bir projenin başlangıcı diye düşünüyoruz.


– Peki, süreç ne aşamada şimdi?
– HT: Biz bir dava açtık, hem planlara hem de ÇED raporu istenmemesine itiraz ettik. Danıştay’dan karar çıkmasını bekliyoruz. 124 imzalı bir dava oldu bu. Çok kısa bir zamanda herkesi bilgilendirdik. Bütün Akarca halkı ilgi gösterdi. Sivil İnisiyatif olarak bu pandemi sürecinde insanları organize ettik ve gruplar halinde notere götürdük. 65 yaş üstü vatandaşlarımız için de noter buraya geldi. Seferihisar Belediyesi ve Seferihisar Doğa Sanat Felsefe Derneği ve de konuyu yakından takip ediyor. Davanın seyrine göre yeni adımlar atmaya hazırız. Bütün Akarcalılar birlik oldu ve yaşadığı yere sahip çıktı. Bu yüzden umutluyuz ve iyi haberler bekliyoruz.

 

Akarca Sivil İnisiyatif ve Hizmet Platformu

Akarca Sivil İnisiyatif ve Hizmet Platformu, Akarca halkının bazı temel sorunlarının çözümü için bir araya gelerek kurduğu ve esas olarak balıkçı barınağına karşı duyarlılıkla canlanan bir platform. Balıkçı barınağı dışında, İZSU’nun bölgedeki arıtma tesisinin kapasitesinin ve deşarj mesafesinin artırılması, Akarca’nın idari olarak başlı başına bir mahalle statüsü kazanması, insanların alışveriş yapabileceği bir pazar ve marketin kurulması gibi, Akarca halkının diğer sorunları da platformun gündeminde yer alıyor.

Platformu facebook sayfasından takip edebilirsiniz: https://www.facebook.com/groups/1035914149928185