- Madenin kiri sanatla yıkanır mı? - 4 Ekim 2026
- Madrid’de Maricarmen, Ankara’da Ali Şekeroğlu: Para için değil, onurumuz için! - 28 Eylül 2026
- Avangart bir ‘sanat işçisi’: Teoman Madra arşivinden Ayvalık’a bakmak - 21 Eylül 2026
Son günlerde İspanya’da, 70 yıldır kirada yaşadığı evden atılan yaşlı bir kadının gayrimenkul fonlarıyla mücadelesi konuşuluyor. Maricarmen’in tahliyesi İspanya’da toplumsal infial yaratırken birkaç gün önce, Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde emekli bir polis ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşamına son verdi. Ayrı coğrafyalarda benzer haysiyet mücadeleleri veren bu insanlardan birini dayanışma yaşatırken diğeri aramızdan sessiz sedasız ayrıldı…
87 yaşında engelli kadın bir tabur polis eşliğinde yaşadığı binadan çıkartılıp kendisini bekleyen ambulansa sedyede bindiriliyor. İspanya’nın başkenti Madrid’in son yıllarda soylulaşan mahallesi Retiro’da 70 yıldır yaşadığı apartman dairesinden polis nezaretinde çıkartılan kadın çaresiz, yorgun ve ağlamaklı. Yaşlı kadın ambulansa konulurken, ona destek olmak için gelenler yüksek sesle haykırıyor: ”Bu tahliye cinayettir!”. Ve bir gün sonra Madrid sokaklarında on binlerce insan 87 yaşındaki Maricarmen’in başına gelenleri protesto etmek için hayatı durduruyor.

70 yıllık evde kira mücadelesi
Barınma hakkı mücadelesinin İspanya’da sembolü haline gelen Maricarmen, Madrid’de 70 yıldır düzenli olarak kirasını ödediği evde yaşıyordu. 2018 yılında binanın Renta Corporación’a ve hemen sonrasında Urbagestión adlı gayrimenkul şirketine satılmasının ardından kendisinden 500 Euro olan mevcut kirasının yerine 2 bin 650 Euro talep edildi. Emekli maaşıyla yeni kirayı karşılama gücü olmayan yaşlı kadın, ”Renta Antigua” adıyla bilinen, eski tip kira sözleşmesi sayesinde dairesinde yaşıyordu. 1964 tarihinde kabul edilen yasayla yürürlüğe giren bu sözleşme kiracıları olağanüstü düzeyde koruyan ve ömür boyu süren bir kira sözleşmesi modeliydi. Ev sahipleri evlerini piyasa fiyatından kiralayamıyor, satmak istediklerinde ise içinde kiracı varsa zorluklarla karşılaşıyordu. Ancak serbest piyasa kanunları buna da bir çözüm buldu ve devreye gayrimenkul şirketleri girerek eski kiracıları yasal boşlukları kullanarak tahliye etmeye başladı. Resmi verilere göre 2025 yılında İspanya’da 25 bin 540 tahliye gerçekleştirildi.

Madrid’den Ankara’ya: Onur talebi
Soylulaştırmanın gölgesinde yaşanan tahliyenin yarattığı tepki İspanya’da hızla toplumsallaşırken, 25 Eylül’de Ankara’da ”Geçinemiyoruz” eyleminde biraraya gelen emeklilerden biri olan 60 yaşındaki Ali Şekeroğlu, elinde taşıdığı “Para için değil, onurumuz için” yazılı dövizi yere bırakıyor ve tabancasını ateşleyerek intihar ediyordu. Bir gün sonra, naaşı sessiz sedasız toprağa verildi. Cenazesinde 50 kişi bile yoktu. Madrid’in meydanları ne kadar doluysa Ankara sokakları o kadar tenha ve sessizdi. Oysa 87 yaşındaki Maricarmen’in de, 60 yaşındaki polis emeklisi Ali Şekeroğlu’nun da talebi son derece anlaşılırdı; itilip kakılmadan onurlu bir yaşam sürmek.
Maricarmen için büyüyen dayanışma
Şekeroğlu’nun yaşamı ne yazık ki trajik biçimde sona erdi ancak Maricarmen’in hikayesi, giderek büyüyen toplumsal dayanışma sayesinde devam ediyor. Zira bizim topraklara pek uğramayan dayanışma kültürü, demokrasiye nispeten geç kavuşmuş bir ülke olan İspanya’da bireyi hayatta tutacak kadar güçlü.
İspanya’daki konut krizi, barınma hakkı ve gayrimenkul piyasasının acımasız çarkları arasına sıkışan emeklilerin ve diğer dezavantajlı grupların dramı 87 yaşındaki Maricarmen sayesinde en çıplak şekliyle görünür durumda artık. Günlerdir, sadece İspanyol basını değil tüm dünya yaşlı kadının başına gelenleri izledi. İspanya’nın tüm büyük kentlerinde Maricarmen için kitlesel gösteriler düzenlendi. On binlerce insan Madrid, Barcelona, Valencia’da meydanları doldurdu, direniş çadırları kurdu. Çünkü Maricarmen’in hikayesi, tekil bir hikaye değil, İspanya’daki on binlerce mağdurun da meselesi. Tıpkı, Ankara’daki eylemde yakın çevresine yeni doğan torununa altın takamadığı için çok üzgün olduğunu söyleyen Ali Şekeroğlu ile aynı dertleri paylaşan ülkemizdeki yüz binlerce dar gelirli, emekli gibi.

İspanya’da konut krizinin arka planı
Türkiye’de ekonomik kriz ve ağır enflasyon dar gelirliyi ezerken İspanya’da konut krizi insanların üzerinden silindir gibi geçiyor. Maricarmen’in ülkede infial yaratan hikayesi vesilesiyle İspanya’daki konut krizine biraz daha yakından baktığımızda krizi yaratan nedenleri de görüyoruz.; konut açığı, sosyal konut azlığı, kiraların anormal artışı, İspanyolların ”Akbaba fonlar” diye tanımladığı yatırım fonlarının piyasadaki ağırlığı ve Airbnb benzeri kısa dönemli turistik kiralamaların fiyatları yukarı çekmesi…
Tepkiler sürerken hükümete çağrı
Ülkedeki toplumsal infial karşısında Sanchez liderliğindeki sol koalisyon hükümeti kira ve ipotek mağdurlarının evden çıkarılmasını önleyecek acil düzenlemeleri gündeme alacağını duyursa da Kiracılar Sendikaları Federasyonu eylemlerine devam ediyor. Madrid’in ünlü Puerta del Sol Meydanı’nda direniş çadırları kuran sendikanın sözcüsü Alicia del Rio, İspanyol hükümetine ”Ülke nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan kiracıların onurlu bir yaşam sürmesi için daha ne olmasını bekliyorsunuz?”diye soruyor.
Gayrimenkul şirketiyle savaşını şimdilik kaybeden Maricarmen ise akrabalarının 50 metrekarelik evine sığınırken, adı saklı tutulan ünlü bir yazarın kirasını yıllık olarak ödeme talebini reddetti. Maricarmen’in ”Onurlu bir yaşam” mücadelesi artık meydanları dolduran İspanyol kardeşlerine emanet. Dileriz, salt parayla değil onuruyla yaşamak isteyen ülkemiz insanlarını hayatta tutacak dayanışmanın bir benzeri bir gün bu topraklarda da yeşerir…

















Bir cevap yazın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.